Daha fazla bilgi için KVKK bilgilendirmemizi, çerez kullanım ve gizlilik koşullarını inceleyebilirsiniz.
Oturum yönetimi, güvenlik ve temel site işlevleri için gereklidir. Bu çerezler olmadan site düzgün çalışmaz ve devre dışı bırakılamaz.
Ziyaretçilerin siteyi nasıl kullandığını anonim olarak ölçeriz. Hangi sayfaların popüler olduğunu ve kullanıcıların nerede zorluk yaşadığını anlamamıza yardımcı olur.
Size ve ilgi alanlarınıza uygun reklamlar göstermek için kullanılır. Kapatırsanız reklamları görmeye devam edersiniz, ancak daha az alakalı olabilirler.
İZNİK - MUDANYA - BURSA - BİGA - ÇANAKKALE - EDİRNE
ÇUKUROVA HAVALİMANI ÇIKIŞLI
3 GECE 4 GÜN
Turumuzun ilk gününde 03:30’da Çukurova Havalimanı’nda bagaj ve check-in işlemlerimizi gerçekleştirmek üzere hazır bulunuyoruz. Pegasus Havayolları’nın 05:00 Çukurova Havalimanı – İstanbul Sabiha Gökçen uçuşu ile Marmara’nın büyüleyici atmosferine doğru yolculuğumuza başlıyoruz. Yaklaşık bir saat sürecek uçuşumuzun ardından İstanbul’a ulaşıyoruz. Havalimanında rehberimiz ve aracımızla buluşarak turumuzun ilk gezi noktası olan İznik’e doğru yola çıkıyoruz. Yol üzerinde uygun bir tesiste dileyen misafirlerimiz için ekstra olan kahvaltı molası için duracağız.
Molamızın ardından, Antik Çağ’dan Roma ve Bizans’a, Selçuklulardan Osmanlı’ya uzanan zengin geçmişiyle Anadolu’nun en önemli tarih merkezlerinden biri olan İznik’e ulaşıyoruz. Tarihî surların kapılarından İstanbul Kapı üzerinden şehre giriş yaparak gezimize başlıyoruz.
İlk durağımız, Hristiyanlık tarihinin önemli toplantılarına ev sahipliği yapan İznik’in simge yapılarından Ayasofya Camii oluyor. Farklı dönemlerde kilise ve cami olarak kullanılan yapıyı rehberimizin anlatımları eşliğinde tanıdıktan sonra Osmanlı’nın İznik’te bıraktığı erken dönem eserlerinden Süleyman Paşa Medresesi ve zarif çini süslemeleriyle şehrin sembollerinden biri olan Yeşil Camii’yi görüyoruz. Ardından İznik Türk İslam Eserleri Müzesi, Nilüfer Hatun İmareti, İznik Kalesi ve tarihî surları hakkında rehberimizden bilgiler alıyoruz.
Şehir merkezindeki gezimizin ardından İznik Gölü kıyısına geçerek suların çekilmesiyle kalıntıları gün yüzüne çıkan Aziz Neophytos Bazilikasını görüyoruz. Göl manzarası eşliğinde vereceğimiz kısa çay-kahve molasının ardından İznik’ten ayrılarak Mudanya yönünde hareket ediyoruz.
Mudanya’da ilk ziyaretimizi, Kurtuluş Savaşı’nın askerî safhasının sona ermesinin ardından yeni bir diplomatik dönemin kapısını açan Mudanya Mütarekesi’nin imzalandığı Mütareke Evi Müzesine gerçekleştiriyoruz. Cumhuriyet tarihimizin önemli tanıklarından biri olan yapıyı gezdikten sonra bölgenin çok kültürlü geçmişinden izler taşıyan Kumyaka Kilisesini ve Osmanlı sivil mimarisinin seçkin örneklerinden Tahir Paşa Konağını görüyoruz.
Mudanya gezimizin ardından öğle yemeği için serbest zaman veriyoruz. Dileyen misafirlerimiz bu süre içerisinde bölgenin yöresel lezzetlerini ekstra olarak değerlendirebilirler.
Serbest zamanımızın ardından Osmanlı Devleti’nin kuruluş dönemine tanıklık eden Bursa’ya hareket ediyoruz. Bursa gezimize, çok kubbeli mimarisi ve hat sanatının seçkin örnekleriyle şehrin en görkemli yapılarından Ulu Camii ile başlıyoruz. Ardından erken Osmanlı mimarisinin önemli eserlerinden Yeşil Camii ve eşsiz çinileriyle ün kazanan Yeşil Türbeyi ziyaret ediyoruz.
Bursa’nın yüzyıllardır devam eden ticaret geleneğinin merkezlerinden Koza Hanı gördükten sonra günün son durağı Tophane oluyor. Bursa’ya hâkim bu tarihî noktada şehrin panoramik manzarasını izliyor ve serbest zaman veriyoruz. Dileyen misafirlerimiz bu sürede akşam yemeklerini ekstra olarak değerlendirebilir, Bursa’ya özgü ürünler için alışveriş yapabilirler. Serbest zamanımızın ardından otelimize hareket ediyor ve Bursa’daki otelimizde konaklıyoruz.
Yeme İçme ve Konaklama Bilgileri:
Kahvaltı: İstanbul yada İznik’te uygun bir tesiste alınır. (Ekstra/isteğe Bağlı)
Öğle yemeği: Güzergâh üzerinde serbest zamanda alınacaktır. (Ekstra/isteğe Bağlı)
Akşam yemeği: Bursa’da serbest zamanda alınır. (Ekstra/isteğe Bağlı)
Konaklama: Bursa / Velmore Horel Spa, Kervansaray Bursa City Hotel, Euro Park Hotel Bursa, Royal Residence Bursa, Royal Termal Hotel Bursa, Anemon Hotel Bursa ve benzeri oteller.
Otelde alacağımız sabah kahvaltısının ardından Bursa’dan ayrılıyor ve Çanakkale yönündeki yolculuğumuza başlıyoruz. İlk durağımız, doğal güzelliği ve sakin atmosferiyle dikkat çeken Nilüfer Gölü oluyor. Göl çevresinde vereceğimiz kısa molada doğanın ve manzaranın tadını çıkarıyor, fotoğraflarımızı çektikten sonra Biga yönünde yolculuğumuza devam ediyoruz.
Biga’ya ulaştığımızda ilçe merkezini panoramik olarak görüyor, bölgenin tarihî gelişimi ve yerel yaşam kültürü hakkında rehberimizden bilgiler alıyoruz. Ardından geçmişin günlük yaşamına açılan bir pencere niteliğindeki Halim Bey Konağı Kent Müzesini ziyaret ediyoruz. Geleneksel konak mimarisinin güzel örneklerinden biri olan yapıda; Biga ve çevresinin sosyal hayatını, üretim kültürünü ve geçmişten günümüze taşıdığı yerel değerleri yakından tanıyoruz.
Biga gezimizin ardından rotamızı Anadolu’nun dünya tarihine armağan ettiği en önemli arkeolojik miraslardan birine, Truva Antik Kentine çeviriyoruz.
Binlerce yıllık yerleşim geçmişi, üst üste kurulmuş kent katmanları ve Homeros’un İlyada Destanı ile ölümsüzleşen hikâyesiyle Truva, tarih ile mitolojinin iç içe geçtiği benzersiz bir kültür alanıdır. Antik kente ulaştığımızda, Truva Savaşı’nın hafızalara kazınan simgesi Truva Atı ile karşılaşıyoruz.
Rehberimizin anlatımları eşliğinde gerçekleştireceğimiz gezimizde, farklı uygarlıkların aynı coğrafyada bıraktığı izleri takip ediyoruz. Kentin savunma surlarını, anıtsal girişlerini ve rampalarını görerek Truva’nın savunma sistemini tanıyor; sunak alanları, hamam ve odeon kalıntıları arasında ilerliyoruz. Döneminin şehircilik anlayışını yansıtan antik kanalizasyon sistemi hakkında bilgi alırken, defalarca yıkılıp yeniden kurulan Truva’nın farklı yerleşim katmanlarının hikâyesini dinliyoruz.
Efsanelere, savaşlara ve uygarlıklara sahne olmuş bu kadim kentteki gezimizi tamamladıktan sonra Çanakkale şehir merkezine hareket ediyoruz.
Çanakkale’de ilk olarak kentin hafızasında özel bir yere sahip olan ve ünlü türküsüyle de adını kuşaktan kuşağa taşıyan Aynalı Çarşı’ya gidiyoruz. Burada vereceğimiz serbest zamanda dileyen misafirlerimiz çarşıdaki dükkânlardan yöresel ürün ve hediyelik alışverişi yapabilir, şehir merkezini keşfedebilirler.
Serbest zamanımızın ardından otelimize hareket ediyoruz. Akşam yemeğimizi otelimizde aldıktan sonra Çanakkale’deki otelimizde konaklıyoruz.
Yeme İçme ve Konaklama Bilgileri:
Kahvaltı: Otelde açık büfe ya da set menü şeklinde alınır. (Tur Ücretine Dahildir)
Öğle yemeği: Biga yada Çanakkale’de serbest zamanda alınacaktır (Ekstra/isteğe Bağlı)
Akşam yemeği: Otelde açık büfe veya set menü olarak servis edilecektir (Tur Ücretine Dahildir)
Konaklama: Çanakkale / Remida Managed by Dedeman, Kule Hotel, Çanak Hotel, Avec Hotel, Hotel Pelit, Büyük Truva Oteli ve benzeri oteller.
Otelde alacağımız sabah kahvaltısının ardından feribotla Eceabat’a geçiyor ve Türk tarihinin en önemli mücadelelerinden birine sahne olan Gelibolu Yarımadası’ndaki gezimize başlıyoruz. Bugün, Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı cepheleri, savunma hatlarını ve şehitlikleri rehberimizin anlatımları eşliğinde ziyaret ederek 1915’in izlerini yerinde takip edeceğiz.
İlk olarak Çanakkale Boğazı’nın en dar noktalarından birinde yükselen Kilitbahir Kalesini görüyoruz. Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul’un fethi öncesinde boğaz güvenliğini sağlamak amacıyla yaptırılan kale, sahip olduğu stratejik konumuyla yüzyıllar boyunca Çanakkale savunmasının önemli parçalarından biri olmuştur.
Ardından Çanakkale Deniz Zaferi’nin sembol isimlerinden Seyit Onbaşı ile özdeşleşen Rumeli Mecidiye Tabyasına geçiyoruz. 18 Mart 1915’te yaşanan deniz muharebeleri sırasında gösterilen büyük mücadelenin hikâyesini rehberimizden dinliyor, tabyaları ve Seyit Onbaşı Anıtı’nı görüyoruz.
Gezimizin devamında Şahindere Şehitliğine ulaşıyoruz. Cephede yaralanan askerlerin tedavi edildiği önemli sıhhiye bölgelerinden biri olan Şahindere’de, vatan uğruna hayatını kaybeden askerlerimizin aziz hatıralarını saygıyla anıyoruz.
Yarımadanın güneyine ilerleyerek Çanakkale’nin simgesi haline gelen Çanakkale Şehitler Abidesini ziyaret ediyoruz. Çanakkale Cephesi’nde şehit düşen askerlerimizin anısını yaşatan bu görkemli yapı önünde, savaşın Türk ve dünya tarihi açısından taşıdığı önemi rehberimizin anlatımlarıyla bir kez daha hatırlıyoruz.
Sonrasında Ertuğrul Koyu ve Yahya Çavuş Şehitliği bölgesine geçiyoruz. 25 Nisan 1915 çıkarmaları sırasında Yahya Çavuş ve silah arkadaşlarının verdiği unutulmaz savunmanın hikâyesini dinledikten sonra öğle yemeği için serbest zaman veriyoruz.
Molamızın ardından Çanakkale Savaşları sırasında cephede yürütülen sağlık hizmetlerini ve yaralı askerlerin tedavi süreçlerini farklı bir perspektiften ele alan Hilal-i Ahmer Müzesini ziyaret ediyoruz.
Gezimizin devamında Anzak Koyuna ulaşıyoruz. 25 Nisan 1915 sabahında Anzak birliklerinin çıkarma yaptığı kıyıları görerek savaşın bu cephesinde yaşananları ve bölgenin askerî önemini rehberimizden dinliyoruz.
Ardından Çanakkale kara muharebelerinin hafızasında özel bir yere sahip olan 57. Alay Şehitliğine geçiyoruz. Mustafa Kemal’in komutasında savaşın en kritik anlarında cepheye sürülen 57. Alay’ın verdiği mücadeleyi ve gösterdiği fedakârlığı burada bir kez daha hatırlıyoruz.
Gelibolu Yarımadası’ndaki tarih yolculuğumuzun son durağı Conkbayırı oluyor. Kara savaşlarının seyrini belirleyen en önemli noktalardan biri olan Conkbayırı’nda, Mustafa Kemal’in savaşın kritik anlarında aldığı kararları ve bölgede yaşanan mücadeleleri rehberimizin anlatımları eşliğinde dinliyoruz.
Çanakkale’nin yakın tarihimize yön veren topraklarındaki gezimizi tamamladıktan sonra Edirne yönünde hareket ediyoruz. Akşam saatlerinde Edirne’ye ulaşıyor ve otelimize yerleşiyoruz. Akşam yemeğimizi otelimizde aldıktan sonra Edirne’deki otelimizde konaklıyoruz.
Yeme İçme ve Konaklama Bilgileri:
Kahvaltı: Otelde açık büfe ya da set menü kahvaltı (Tur Ücretine Dahildir)
Öğle yemeği: Çanakkale’de serbest zamanda alınacaktır (Ekstra/isteğe Bağlı)
Akşam yemeği: Otelde açık büfe veya set menü olarak servis edilecektir (Tur Ücretine Dahildir)
Konaklama: Edirne / The Rest Port Hotel, Concept Royal Edirne, Westdoor Hotel, The Rest Port Nd DownTown Hotel ve benzeri oteller.
Otelde alacağımız sabah kahvaltısının ardından Edirne’nin tarihî ve kültürel mirasını keşfetmek üzere otelimizden ayrılıyoruz. Roma dönemindeki Hadrianopolis’ten Osmanlı’nın başkentlerinden birine uzanan geçmişiyle Edirne; camileri, külliyeleri, çarşıları ve köprüleriyle bugün adeta yaşayan bir tarih şehri niteliğindedir.
Gezimize, erken dönem Osmanlı mimarisinden klasik döneme geçişin en önemli eserlerinden biri olan Üç Şerefeli Camii ile başlıyoruz. Adını birbirinden farklı bezemelere sahip üç şerefeli minaresinden alan yapıyı rehberimizin anlatımları eşliğinde tanıdıktan sonra Eski Camii’ye geçiyoruz. Hat sanatının etkileyici örneklerini barındıran caminin ardından, Osmanlı döneminde şehrin ticari hayatının merkezlerinden biri olan tarihî Bedesten’i görüyoruz.
Sonrasında Edirne denildiğinde akla gelen ilk yapı olan Selimiye Camii’ne ulaşıyoruz. Mimar Sinan’ın sanat hayatının zirvesini temsil eden ve kendisinin “ustalık eserim” olarak tanımladığı Selimiye’yi; görkemli kubbesi, ince minareleri ve dengeli mimarisiyle rehberimizin anlatımları eşliğinde keşfediyoruz. Restorasyon çalışmalarının devam etmesi halinde caminin ziyarete açık bölümlerini geziyoruz.
Selimiye ziyaretimizin ardından tarihî külliyenin hemen yanı başındaki Arasta Çarşısı’nda serbest zaman veriyoruz. Dileyen misafirlerimiz bu süre içerisinde Edirne’ye özgü meyve sabunları, aynalı süpürgeler ve geleneksel hediyelik ürünlerden alışveriş yapabilirler.
Ardından öğle yemeği için ekstra serbest zaman veriyoruz. Dileyen misafirlerimiz Edirne mutfağının en bilinen lezzetlerinden, ince dilimlenerek kızartılan ve kendine özgü sunumuyla şehrin gastronomi kültürünün simgelerinden biri haline gelen Edirne Tava Ciğeri’ni deneyebilirler.
Öğle yemeği molamızın ardından rotamızı Osmanlı’nın yalnızca mimari ve sanat alanında değil, bilim ve sağlık alanındaki birikimini de yansıtan II. Bayezid Külliyesi’ne çeviriyoruz.
Antlaşması sonrasında Türkiye sınırları içerisinde kalan bu tarihî bölgenin ağaçlarla çevrili yollarından ilerleyerek Lozan Anıtı ve Tarihi Karaağaç Tren İstasyonunu görüyoruz. Burada Cumhuriyet tarihimizin önemli dönüm noktalarından Lozan Barış Antlaşması ve Karaağaç’ın Türkiye’ye katılış süreci hakkında rehberimizden bilgiler alıyoruz.
Karaağaç gezimizin ardından Edirne’nin simgelerinden Meriç Köprüsüne geçiyoruz. Osmanlı taş köprü mimarisinin zarif örneklerinden biri olan köprü ve Meriç Nehri manzarası eşliğinde vereceğimiz kısa çay-kahve ve fotoğraf molasıyla Edirne gezimizi tamamlıyoruz.
Ardından İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı yönünde hareket ediyoruz. Havalimanına varışımızın ardından bagaj ve bilet işlemlerimizi tamamlayarak Pegasus Havayolları’nın tarifeli seferi ile saat 23:40’ta Çukurova Havalimanı’na uçuşumuzu gerçekleştiriyoruz. Yaklaşık 1 saat 30 dakikalık uçuşun ardından Çukurova Havalimanı’na vararak turumuzu tamamlamış oluyoruz. İznik’ten Bursa’ya, Truva’dan Gelibolu’ya ve Edirne’ye uzanan tarih ve kültür dolu yolculuğumuzu güzel anılarla tamamlıyor; bir başka tur programında yeniden görüşmek üzere vedalaşıyoruz.
Yeme İçme ve Konaklama Bilgileri:
Kahvaltı: Otelde açık büfe ya da set menü kahvaltı (Tur Ücretine Dahildir)
Öğle yemeği: Edirne’de serbest zamanda alınacaktır (Ekstra/isteğe Bağlı)
Akşam yemeği: Dönüş günü akşam yemeği zamanlamaya göre planlanır. (Ekstra/isteğe Bağlı)
Konaklama: Dönüş günü konaklama yoktur.
İlk yorumu siz yapın